Fan röportaj #3


Merhaba bu hafta çok tatlı bir konuğumuz var , Tuğçe de tanıdığım ve çok sevdiğim arkadaşlarımdan biri. Düşüncelerini sohbetini çok sevdiğim biri , umarım ropörtajı beğenirsiniz yorumlarınızı bekliyoruz ♥️


Kendini tanımlar misin .


Merhaba, adım Tuğçe. 22 yaşındayım. Oğlak burcuyum, bu arada burcumu söylemeden olmaz diye düşündüm.

Zaman zaman yalnız kalmayı seven ama yeri geldiğinde de yalnızlığa isyan eden biriyim. Dışarıdan soğuk görünürüm ama aslında içten içe sıcak bir yapım vardır. İnsanlara kendimi beğendirmeye çalışmam aksine beni olduğum gibi kabul etmelerini isterim. Çünkü ben herkesi olduğu gibi kabul ederim. Doğrusunun da bu olduğunu düşünüyorum.

Neden fan oldun ? Ve nasıl başladı ?


Bundan yaklaşık 8 yıl önceye dayanıyor benim fanlığım. Şu an kullandığım hesabımı başlarda Aslı Enver için açmıştım. İşte o andan itibaren başladı fanlığım. Bu arada kendisini de çok severim. Burdan ona kocaman öpücüklü kalpler yolluyorum. Görmeyecek ama olsun.

Sonra Güneşi Beklerken dizisi başlayınca kullanıcı adım değişti ve bir dizinin fanı olmuştum bu sefer de. Yıllar geçti ve üstüne çok diziler izledim ve hesabım en sonunda bu haliyle kaldı. Fanlığı seviyorum ya insana farklı bir uğraş bence.

Fanlık Yillar içinde ne öğreti sana ?


Fanlığa küçük yaşlarda başlamıştım. Her şey başta desteklediğim kişileri körü körüne sevmemle devam ediyordu. Ama sonra öyle olmadığını anladım. Birini seversiniz ve desteklersiniz. Bu çok güzel bir şey ama sevdiğiniz insanın hataları olduğu zaman bunu çekinmeden dile getirmek de gerekir. Herkesin hatası olur bence ve kimse kusursuz değildir. O yüzden fanlık bana zaman içinde birçok şeyin değişebileceğini, severken hatalarıyla sevmeyi ama aynı zamanda bunu dile getirmeyi, saygılı olmayı, birinin sevdiğini ben sevmesem de eleştirirken dozunda eleştirmem gerektiğini, herkesin bir kalbinin olduğunu ve bu kalbin kırılabileceğini unutmamam gerektiğini öğretti.

Ship konusunda ne düşünüyorsun ve daha önce hiç yaptın mi ?


Ship konusu bence bataklık gibi bir şey. Yani bir dizi izlersiniz ve ordaki kişileri birbirlerine yakıştırırsınız. Sahnelerinde kalbiniz pır pır eder. Sanırsınız ki onların yaşadığı aşkı siz yaşıyorsunuz. Öyle bir heyecan, tutku ve mutluluk duyarsınız.

Şahsen ben beğendiğim dizilerdeki shiplediğim çiftleri herkese öneriyorum. "Sen şu diziyi izliyor musun, yaaa ordaki çift çok yakışmıyor muuu?" diye sorarım. Özellikle de diziyi sorduğum kişiler de izliyorsa onlarla konuşmak ayrı bir zevkli oluyor.

Daha önce çok kez ship yaptım. Dizi shipleri, gerçek shipler ne ararsan var yani. Bence fanlık, ship yapmayı gerektirir.

Fan olmanın bir son kullanma tarihi olduğunu düşünüyor musun ?


Bence fan olmanın son kullanma tarihi olmaz. Zaten dizileri ve filmleri var eden biraz da fanların varlığı değil midir? Ben sanırım kaç yaşıma gelirsem geleyim fan olmaya devam edeceğim. Çünkü neden olmasın?.

Bir türk dizisinde yer alma firsatin olsaysi hangi dizi ve karakteri oynardin?


Bir Türk dizisinde yer alma fırsatım olsaydı kesinlikle Adını Feriha Koydum dizisini seçerdim. Eski bir dizi olmasına rağmen ilk defa bu sene izledim ve bayıldığımı söyleyebilirim. Daha önce izlemediğim için pişmanım. Karakter olarak da tabii ki Feriha'yı oynamak isterdim. Çünkü yaşadığı şeylere rağmen onun güçlü kalabilmesini çok seviyorum. Hem bazı özelliklerini de kendimle bağdaştırıyorum. Bence benzer yönlerimiz var ve bu da benim ona daha yakın olmamı sağlıyor.

Hiç kaos yaşayıp burdan temeli gitmek istedin siber zorbalık hakkinda düşüncelerini alabilir miyim ?


Burda olup da kaos yaşamamış kimseyi tanımıyorum. Ben de kaos yaşadım ve burdan temelli gitmek istedim. Hatta bazen hesabımı kapatıp kafa dinlediğim de oluyor.

İnsanlar bence bazen karşısındakini düşünmeden hareket ediyor. Acaba üzülür mü, kırılır mı, yanlış anlar mı diye asla düşünmüyor. İşte bu noktada da siber zorbalık yapmış oluyorlar. Bu o kadar kötü bir şey ki insanı fazlasıyla üzüyor. Haklı bile olsa acaba ben bir hata mı yaptım kafasına sokuyor. İnsanı fazlasıyla yıpratıyor.

Ben kaos yaşadığımda kendimi yalnız hissediyorum üstüne bir de benim arkamda duracak kimseyi göremeyince de iyice modum düşüyor. Yanlış anlaşılmasın kimsenin arkamda durmasına ihtiyacım yok ama bu gibi durumlarda insan her ne olursa olsun yanı başında biri olsun istiyor. Buna ondan güç almak mı dersiniz veya mutlu olmak mı dersiniz bilemem.

Mesela insanlar artık linç yiyeceğim korkusuyla izlediği dizileri eleştiremiyor bile. Çünkü "dur bakalım linç kapıda" uyarısı hissediyorsunuz ister istemez.

Diğer fanlara söylemek istediğin bir şey var mi ?


Sevdiğiniz dizileri, filmleri ve oyuncuları çok sevin. Sevin ama hatalarıyla sevin. Sevin ama yanlışlarını da söylemekten çekinmeyin. Saygı ve sevgi çerçevesinde eleştirinizi yapın. Kimseyi bir başkasından üstün görmeyin. Kalp kırmayın ve ne olursa olsun çok sevin.


Tatli köşe

En sevdiğin 2 kitap:

  • Senden Önce Ben

  • Kürk Mantolu Madonna

En son okuduğun:

  • Yüz Yüze

Şu an okuduğun:

  • Milena'ya Mektuplar


Tv köşe


Netflix'te en son izlediğim dizi:

  • Two Worlds Apart

Netflix'te en sevdiğim dizi:

  • Anne With An E

Netflix'te sizin de izlemeniz lazım dediğim dizi:

  • Lucifer

Film:

  • Enola Holmes


Müzik köşe


En son dinlediğin şarkı:

  • Başak Gümülcinelioğlu - Sen Çal Kapımı

En sevdiğin ve dinlemekten yorulmadığın şarkı:

  • Dolunay Obruk - Aşık Olmak İstemem


Kalbine dokunan şarkı:

  • Pinhani - Ne Güzel Güldün


Aşk şarkın:

  • Teoman - Sevdim Seni Bir Kere

Ağlamıyorum gözüme toz kaçtı dedirten şarkı:

  • Cem Adrian - Ben Seni Çok Sevdim


Herkesin playliste olmalı dediğin şarkı: Ben buna iki tane önermek istiyorum

  • Madrigal - Kelebekler

  • Can Kazaz - Nereye Gidiyoruz

©2017 By Tv Lounge